Vanilla Fudge ile çalan Carmine Appice, rock davulculuğunun gürlük eşiğini yükselten isimlerden biridir. Dönemin standart set ölçüleri, büyüyen salonlarda ve yükselen amfi gücü karşısında yetersiz kalıyordu; daha büyük çaplı bas davul ve tom’lar bu ihtiyaçtan doğdu.
Appice’in etkisi yalnız ekipman ölçüsünde değildir. Tom temelli, ağır ve tekrar eden figürler, sonraki on yılın hard rock davulculuğunun sözlüğünü kurdu. John Bonham dahil pek çok icracı, bu yaklaşımı kendi dillerine katmıştır.
Aynı dönemde yazdığı "Realistic Rock" adlı metot kitabı, rock davulculuğunu sistemli biçimde öğreten ilk kaynaklardan biridir. O güne dek rudiment ve caz temelli yayınlarla öğrenilen bir alan, kendi eğitim malzemesine kavuşmuştur.
Bu dönemde ekipman üreticileriyle kurulan ilişki de değişti. İcracıların talepleri doğrudan üretime yansımaya başladı; daha kalın kabuklar, güçlendirilmiş bağlantılar ve daha büyük çaplar bu taleplerin sonucudur. Sahne ölçeği, çalgının fiziksel tasarımını değiştirdi.
Derslerimizde tom temelli kalıpların çalışması, kursiyerin set üzerinde hareket ederken zamanı koruyabilmesiyle başlar; büyük hareketlerde tempo kaybı en sık karşılaşılan sorundur.