Nirvana’nın 1991 tarihli "Nevermind" albümündeki davul, 1990’lar rock sesinin belirleyicilerinden biridir. Dave Grohl’un çalışında öne çıkan şey karmaşıklık değil, vuruşun tutarlı sertliği ve kalıbın sadeliğidir. Geçişler kısa, aksanlar nettir; her vuruş aynı noktaya iner.
Bu tutarlılık teknik bir gerekliliktir. Yüksek gürlükte çalarken vuruş noktası kaydığında trampetin tınısı ölçüden ölçüye değişir ve kayıtta dalgalanma duyulur. Aynı noktaya isabet, dayanıklılık kadar hedefleme çalışması gerektirir.
Grohl’un bir diğer özelliği, davulu bir şarkı yazarı gibi düşünmesidir. Kalıp, parçanın bölümlerini birbirinden ayıracak biçimde tasarlanır: kıtada seyrek, nakaratta dolgun. Dinleyici bölüm değişimini sözden önce davuldan anlar.
Grohl’un kullandığı ekipman da bu sesin parçasıdır. Büyük çaplı bir bas davul, derin bir trampet ve az sayıda zil, gürlüğü yüksek ama karmaşık olmayan bir doku üretir. Az sayıda kaynakla çalışmak, kayıtta her birinin net duyulmasını sağlar.
Derslerimizde gürlük ve isabet birlikte çalışılır; kursiyer trampetin merkezine art arda elli vuruş yaparken tınının değişip değişmediğini kayıttan denetler.