The Who’nun davulcusu Keith Moon, rock davulculuğunun alışılmış işlev tanımının dışında çalar. Kalıp tekrarı yerine sürekli hareket eden tom figürleri, beklenmedik zil vuruşları ve neredeyse kesintisiz bir doldurma anlayışı vardır. Buna rağmen parçalar dağılmaz; çünkü zaman bas gitar ve gitarda korunur.
Bu düzen, topluluğun kendine özgü rol dağılımından doğar. John Entwistle’ın bas çizgisi genellikle melodik ve yönlendiricidir; davul ise solist gibi davranır. Rol değişimi, "My Generation" ve "Baba O’Riley" gibi kayıtlarda açıkça duyulur.
Moon’un yaklaşımı taklit edilmesi güç ve çoğu bağlamda uygunsuz bir örnektir. Yine de gösterdiği şey değerlidir: davulun işlevi verili değildir, topluluğun düzenine göre yeniden tanımlanabilir. Kimin zamanı tutacağı, müzikal bir karardır.
Moon’un set düzeni de bu anlayışa göre kurulmuştu. Çok sayıda tom, geniş bir zil dizilimi ve iki bas davul, sürekli hareket eden bir icra için gerekli renk çeşitliliğini sağlıyordu. Ekipman tercihi, müzikal rolün doğrudan sonucudur.
Derslerimizde grup çalışmalarında rol dağılımı konuşulur; kursiyer zamanın yalnız davulda olmadığını, topluluğun ortak kararıyla taşındığını uygulamada görür.